top of page

Ömür Dediğimiz Nedir ki ? Ve Neler Sığdırabileceğimiz Ömrümüze, Sadece Bizim Elimizde!Neler Sığdırabileceğimiz Ömrümüze, Sadece Bizim Elimizde!

Dünyamızda, ülkemizde son yıllarda yaşananlar, hala hayrete düşürüyor bizi, hala şaşırmaya ve hala üzülmeye devam ediyoruz… Çünkü, insanız… Bizi biz yapan, diğer canlılardan ayıran duygularımız, başka canlıları anlayabilme yeteneğimiz ve vicdanımız aslında…

Ormanlarımız yandı, yüreğimiz yandı, canlılarımız öldü, binlerce top sahasından bahsediliyor yanan ormanlar hakkında:-( Bazılarımız bir şey yapamamanın kahreden vicdanıyla üzüldük sadece, içten içe, gözyaşlarımız akmadan belki ama gerçekten nefes alamadığımızı hissederek üzüldük.. Sonra, “ne yapabilirim”i düşünmeye başladık ve kendimizce yardım etmeye çalıştık, imkanlarımız dahilinde, gücümüz dahilinde… Orada canla başla bir ağaç daha yanmasın diye canını dişine katan vatandaşlarımızla gurur duyduk, onlar için dua ettik…

Derken, sular sel oldu, memleketimizin başka yerinde, yangını söndüreceği yerde yağmur Marmaris’te, Karadeniz’de, yangından çok uzakta, sele neden oldu, yine gitti canlar, yine gitti evler içindeki anılarla beraber… Yine mahvoldu canlılar…. Yine önce kahrolduk, yüreğimiz ağzımızda izledik olanları, yine uykusuz geceler, “ah ordakiler neler hissediyordur şimdi, aç mıdır açıkta mıdır, nerede uyuyacaklar şimdi?” binlerce kaygı dolu düşünce… Ardından, aynı yangınlardaki gibi “ne yapabilirim”i düşünmeye başladık ve kendimizce yardım etmeye çalıştık, imkanlarımız dahilinde, gücümüz dahilinde… 

Ömrümüzün son 2 yılı pandemi ile bambaşka bir şekle dönüşmüşken; şimdi maalesef yepyeni acılar, hüzünler eklendi… Kaç yıl yaşayacağımızı bilemeyiz elbette, yarına çıkıp çıkamayacağımıza da… Ülkemizde ve dünyamızda bambaşka felaketler yaşanmayacağını da… Felaketlere rağmen, güneş doğmaya devam ediyor… Yanan orman alanlarında, filizler canlanmaya başlamış bile… Seldeki evler, içindeki anılarla sürüklendi ama hayatta kalanlar, belki de yeni anılar biriktirmeye başladı kalan ömürlerinde…

Uzun zamandır yazı yazmayan ben, hüzünlere boğulmuş, 7 yaşındaki oğluna çaktırmama gayreti içinde, hayatına, işine gücüne devam etmeye çalışan ben, Can Yücel’in şiiriyle, bir anda fark ediyorum bugün, “ömrümüzün değerini” yeniden… 

Evet, son birkaç ay hüzünle geçti; tam da sonbahara hüzünle giriyoruz ülke olarak; ancak insanız, hissetmek başka bir canlının acısını, tam da bize yaraşan… Tepkimizse, bizi diğerlerinden ayıran, elimizden geldiğince yardımcı olmayı seçmek ve yardım etmek ise, tam da bize yakışan….

Hala çayımızı yudumlarken keyif alıyorsak, sevdiklerimiz ve dostlarımız çeviriyorsa etrafımızı, çalışacak, üretecek işimiz varsa eğer, hiç tanımadığımız hayatlara dokunup, onları güzelleştirmeyi kafamıza koymuşsak eğer; ömrümüz devam ediyor demektir… Yarın bize nasıl bir sürpriz yapacağını bilmemek ise ömrümüzün, bugünü değerli kılıyor belki de… Öyleyse, Can Yücel’e ithafen, koyalım çayımızı, soğutmadan güzel bir sohbet eşliğinde, sevdiklerimizle içip ömrümüzün bu anının keyfini çıkaralım…

 Ömür Dediğimiz Nedir ki ?

Çay bardakta

Soğuyana dek geçen zaman

Çayınız bardakta soğumadan

Tadıyla için hayatı

Soğutmadan sevgileri

Soğutmadan sevdaları

Soğutmadan dostlukları

Yaşayın doyasıya

Seviyorsanız koşun ardından

Beş dakika bile duracak zaman yok

Kırmadan , incitmeden

Sevin İnsanı

Kırmaya zaman yok

Çayınız bardakta soğumadan

İçin çayınızı hayat geçiyor

Yaşamamak yüreklere zarar……

Can Yücel

4 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

댓글


bottom of page